anadolu kestanesi

9/2/2007 · Kategori: bitkiler

 

 

Anadolu kestanesi (Castanea sativa), kayıngiller (Fagaceae) familyasında anavatanı güney Avrupa ve Asya olan, 20-35 m boy, 2 m çap yapabilen kestane türü.

Gençken düzgün olan gövde kabukları yaşlandıkça çatlaklı bir görünüm alır. Genç sürgünler yeşilimsi gri daha sonra kırmızımsı kahverengiye dönüşür. Geniş mızraksı veya dar eliptik yapraklar sivri uçludur. Yapraklar 16-30 cm uzunluğunda, 5-9 cm genişliğindedir. Kenarlı basit dişlidir. Dişler sivri uçlu, yukarıya doğru kıvrıktır. Üst yüzeyi parlak yeşil alt yüzü ise hafif tüylüdür.

Erkek çiçekler başak şeklindedir. Dişi çiçekler erkek çiçeklerin alt tarafında bulunur. Kupula 4 brahtecikten oluşur, üzerinde batıcı dikenler bulunur. Kupulanın içerisinde 3 tane yarım küre biçiminde parlak kızıl kahverengi tohum bulunur.

Kuzey Anadolu ve Marmara Bölgesi`nde yayılış gösterir. Genellikle meşe, kayın ve gürgen birlikte görülür.

Dayanıklı odunları tanence zengindir. Gemi ve ev inşaatlarında kullanılır. Çiçekleri önemli bir bal kaynağı olan kestanenin meyvesi de ekonomik değere sahiptir.

Yorum (yok) Yorum yaz!

bilgisayarlı tomografi

7/2/2007 · Kategori: makinalar

 

 

 

Bilgisayarlı tomografi, 1963 yılında Cormak tarafından teorize edilmiş ve radyolojide yeni bir çığır açmış kesitsel görüntüleme yöntemidir.

İlk bilgisayarlı tomografi cihazlarında, tek bir kesit oluşturabilmek için gerekli verileri toplamak 5 dakika gibi uzun bir süre gerektirmekteydi. Bu olay bilgisayarlı tomografi'nin kullanılmasını engellemiş ve geciktirmiştir. Bilgisayarlı tomografi uygulaması sadece beyin incelemesinden ibaret kalmış, sürenin uzunluğu dolayısı ile solunum, intestinal peristaltizm gibi sınırlamalar bilgisayarlı tomografinin toraks, batın gibi uygulama alanlarında da kullanılmasını geciktirmiştir. Bilgisayarlı tomografi cihazları, geliştirilme ve rutinde kullanılma aşamalarında bir dizi evrim geçirmiş ve bu gibi dezavantajlarından arındırılmıştır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

mcnaught kuyruklu yıldızı

7/2/2007 · Kategori: uzay

McNaught Kuyrukluyıldızı, Güneş'e yaklaşırken, gözlemcileri şaşırtarak beklenmedik şekilde parlaklaştı.
Kuyrukluyıldız, 9-12 Ocak 2007 tarihleri arasında gözlem için en iyi duruma geldi. Ne var ki, Güneş'e yakın görünür konumda olması, gözlem süresini çok kısalttığı gibi, ufkun açık havanın temiz olmaması
durumunda henüz alacakaranlık bitmeden batan kuyrukluyıldızın görülmesini zorlaştırdı.

McNaught kuyrukluyıldızı, 1997'de gözlenen Hale-Bopp'tan sonra en iyi görünen kuyrukluyıldız. Bunun yanı sıra, son 30 yılın en parlak kuyrukluyıldızı.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

devedikeni (çiçek)

6/2/2007 · Kategori: bitkiler

 

 

Devedikeni (Silybum marianum veya Carduus marianus), bileşikgiller (Asteraceae) familyasından bazı dikenli bitkilerin ortak adıdır. Devekengeli, meryemanadikeni, sütlükengel olarak da bilinir.

Devedikeni, yol kenarlarında ve ekili olmayan tarlalarda yetişir. İki yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 30-100 cm arasında değişir. Başçıkları, dikenli ve açık yeşil renkli yapraklar ile mor renkli küçük çiçeklerden oluşur. Meyvelerinin veya tohumlarının ucunda beyaz bir tüy bulunur.

Beyaz devedikeni (Atractylis gummifera veya Carlina gummifera) denen türü, çokyıllık bir bitkidir ve kırmızı ya da pembe çiçekler açar. Gene çokyıllık bir bitki olan ve köygöçerten (Cirsium arvense) adını taşıyan türü ise, çok hızlı çoğalır ve zararlı ot olarak kabul edilir. Eşekdikeni, aynı familyadan başka bir bitkinin adıdır. Devedikeninin meyvelerinden, çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde yararlanılır.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

ay

4/2/2007 · Kategori: uzay

 

Ay'ın Dünya ile Mars büyüklüğündeki bir asteroitin çarpışması sonucu oluştuğu ileri sürülmüştür. Ayrıca, eskiden bazı bilim insanları Ay'ın Dünya'dan koptuğunu da ileri sürmüştür.Colorado'daki Southwest Araştırma Enstitüsü'nden araştırmacı Robin Canup, ilerlemiş bilgisayar teknolojisinden faydanılarak yapılan yeni canlandırmaların ve yeniden gözden geçirilen önceki canlandırmaların, Dünya'ya çarpan Mars kütlesindeki bir nesnenin, her ikisini şimdiki konumuna sokmak için yeterli olduğunu gösterdiğini' söylemiştir.

Bilim adamları ayrıca, aralarında Dünya'daki yerçekiminin Ay'ı yakaladığı ya da Dünya ve Ay'ın eş zamanda oluştuğunun bulunduğu diğer teorileri geçersiz sayıyorlar.

Öte yandan, Mars büyüklüğündeki asteroit teorisini ilk ortaya atan Harvardlı araştırmacı Al Cameron, Canup'un canlandırmasının tam oluşumu değil, ilk çarpışmayı kapsadığını ve çarpışmadan çıkan materyali taş yığını değil sert bir kaya varsaydığını bildimiş, Ay'ı oluşturacak çarpışma zamanında Dünya'nın, Canup'un iddia ettiği gibi tamamen değil, yalnızca 3/2'sinin oluştuğunu kaydetti.

 

Neden Ay'ın Hep Aynı Yüzünü Görüyoruz?

Ay in kendi ekseni etrafında dönüşü ile Dünya çevresindeki dönüşü eşit zamanda olmaktadır: 27,32 gün. Kombine (bileşik) dönüş diye de anılan ve Dünya ile Ay arasındaki karşılıklı kütle çekişinln (gravitasyon) sonucu olan bu dönüş nedeniyle, Ay Dünya’ya hep aynı yüzüyle yönelik kalır.

Oysa, farkına varılabilecek az bir sapma olmaktadır. Ay yörüngesi tam bir çember olmayıp elipse benzer. Ay, Dünya’ya yaklaşınca daha hızlı, uzaklaşınca daha yavaş hareket eder. Dönüş her zaman eşit olduğundan Ay’ın sağ (veya sol) kenarına bakılıyor olur. Bundan başka Ay’ın dönme ekseni de, yörüngesine dik değildir. Bu nedenle, Dünya, Ay’ın bazen Kuzey (veya güney) kutbuna doğru hafifçe yönelik durumdadır. Bu, eksendeki eğilme nedeniyle, bir Ay dolanımı içinde, yerden Ay’ın yüzünün, yaklaşık yüzde 60’ı görülür.

 

 

Ay'a inilen yerler

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım